"Bilgi güçtür" deriz — ama bu cümle eksiktir. Çünkü çoğu firma bilgiyi bir kişide, bir dosyada, bir hafızada saklayarak korumaya çalışır; oysa bilginin asıl gücü orada değil, dokunduğu her yerde biraz daha güçlenmesindedir.
Ama her yayılım güçlendirmez. Yanlış zamanda, yanlış kişiye ulaşan bilgi, dokunduğu yeri güçlendirmez — sadece gürültüye dönüşür. Doğru yayılım, hızla ve doğru sırayla olur: bilgi, ihtiyaç duyulduğu anda, ihtiyaç duyan kişiye ulaşmalıdır.
Geciken bilgi kaybolmaz — bir sonraki seferde tam kapasiteyle kullanılmayı bekleyen bir kayda dönüşür. "Ekip, bir önceki projede teslim süresinde on gün gecikmişti." "Bu malzeme, teslim sonrasında yüzde yirmi servis sorunu çıkarmıştı." Bunlar, yaşanmış tecrübelerden ibarettir — ve bilgi, asıl gücünü bunların toplamından alır.
Bir karar bile, önce bir bilgidir. Ama karar anına kadar geçen süre, bilginin ilk olgunlaşma zamanıdır; karar verildiğinde artık bir eylemdir, ve eylem zaten kayıt altındadır. Kaybolan, kararın kendisi değil — kararın olgunlaştığı süreçtir: tahmin, öngörü, tecrübe kazandıran o an.
Bilgi, operasyon içinde yatay, dikey ve katmanlı yaşayan bir organizmadır. Bir arşiv, en eski ve en güncel hâlini aynı anda gösterdiğinde, artık geçmişe bakılan bir kayıt değil, kullanıma hazır bir güçtür.